DEĞERLİ BİR DOSTA UFAK BİR TEŞEKKÜR

Yıllar yılı, tarihte anlatılan ibret verici hikayelerde ya da en çok okunan sanat eserlerinde, insanoğlunun genellikle bir şeyleri kaybettikten sonra değerini anladığı üzerinde durulur.  Giden sevgiliye veya uzun süredir görüşülemeyen dostlara duyulan özlem, artık olmayan ilkokul öğretmenine zamanında yapılmış  yaramazlıklardan dolayı duyulan pişmanlık ya da öldükten sonra eserleri milyonlar satan sanatçılar. Keşke ile başlayan çok cümle kurulur ama, zamanında söylenmeyen her kelime, vakit geçtikten sonra fazla bir mana ifade etmez olur.  

Pazar akşamı günübirlik bir geziden döndükten sonra yastığa başımı yasladığımda, bunları düşünür halde buldum kendimi. Bir an, “Kalbinden geçenleri vakit varken söylemeli insan”, diye fısıldadı kalbim kulaklarıma derinden. 40 yaşımdan sonra bana arkeolojiyle tanışma ve heyecan duyma yolunu açan bu çılgın nefere teşekkür etmeliydim. Ama öyle kuru bir teşekkür olmamalıydı. Bu teşekkür, yazılı bir çok eser gibi tarihe kaydedilmeliydi ve ben de öyle yaptım. Sabah kalkar kalkmaz, gece yastığa başımı koyduğum andaki heyecanla, daha fazla beklemeden, ekli teşekkürü özenle kaleme aldım.

Neden mi ?

Okuyan herkes belki vakit kaybetmeden harekete geçer diye.

Sevgili Nedim Çelebi’ye

Bir insan ki, hiçbir beklentisi olmadan, bütün bilgisini ve sevgisini, aralarında hiç bir fark gözetmeden herkesle eşit şekilde paylaşan. Bir insan ki, gece gündüz demeden etrafına elinden geldiğince ışık yaymaya çalışan. Defalarca gittiği o yerlerde, beraberindekilerle sanki ilk defa gidiyormuşçasına aynı heyecanı duyarak dağ tepe aşan. Bir insan ki, onca organizasyonu yapmasına, yol boyunca her adımda bilgi aktarmasına ve  oldukça zorlanmasına rağmen zerre olsun şikayet etmeyen ve yüzünü buruşturmayan. Nefesi tükenmeyen ve enerjisi hiç bitmeyen.

Bence sen, günümüzde eşine az rastlanır bir kalbe sahipsin. Çoğularının yaptığı gibi, üzerinde yaşadığı coğrafya adına sadece konuşmak yerine, harekete geçmeyi ve iyi şeyler yapmayı tercih edensin. Bu coğrafya adına mücadele edenleri ve sesleri az duyulanları bulup çıkarıp destekleyensin. Daha söylenecek çok şey var ama...  

Kendi adıma teşekkür etme yolunu böyle buldum. Kalbimden geçenleri kağıda dökerek. Beni, unuttuğum tarihle yeniden tanıştıran, dostlarımla geçirdiğim vakitleri değerli kılan, biricik eşimle geçirdiğim kaliteli zamanların artmasına vesile olan sen değerli dostuma ve değerli eşine, şimdi, vakit varken gönül dolusu teşekkür ederim. İyi ki varsın ve iyi ki seninle tanışma fırsatını yakaladık. Daha nice nesiller senin bu sınırsız  bilginle, azminle ve kalbinle büyüyecek aynı Ayşe ve Subike gibi…

Sonsuz teşekkürler

Mustafa BAYINDIR
Eğitmen ve Profesyonel Koç



Yorumlar